Çocuk Kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuk Kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ekim 2016 Pazartesi

Lemony Snicket "A Series of Unfortunate Events: The Bad Beginning"

Öncelikle Count Olaf'tan nefret ediyorum, bunu bi belirteyim kısaca da yazacak olsam yazı boyunca bunu vurgulayacağım anı düşünmekten yazamam şimdi. Söylemiş olayım ve bu yük üzerimden kalksın. İğrenç zorba Count Olaf nefret ediyorum senden.

28 yaşında olduğum halde 8 yaşında gibi girişini yaptığım yazı, talihsiz serüvenlerin ilk kitabını ne kadar beğendiğim ve Baudelaire kardeşleri 8 ya da 28 yaşında oluşumdan bağımsız biçimde ne kadar sevdiğimi de içerecek.

Kitabın başında yazar uyarıyor; uyarısı da kitabın sonunda ne kadar tutarlı olduğunun bir göstergesi. Kitapta talihsizliklerin ardından asla güneş doğmuyor. Bunu zaten başta yazarın kendisi de belirtmiş olduğu için spoiler korkusu olmadan ben de ifade edebilirim. The Bad Beginning tam bir bahtsızlık abidesi ve üç kardeş için hayatlarına sızan en ufak bir umut ya da ışık anında sönüyor.

Anne ve babalarını bir yangında kaybettikten sonra uzak akrabaları olan Olaf adı verilen vicdansız insan birey ile yaşamaya başlayan üç kardeşin, alışık oldukları konfor ve insani yaşam koşullarının yerine nasıl zorbalığa maruz kaldıklarının hikayesi The Bad Beginning. Çocukken masal dinleme ya da okuma şansı olanlar için o kadar çok tanıdık sahne - klişe olay var ki, işin garibi bunların hiçbirini yadırgamadan okudum. Kitabın hedef kitlesine dahil olup olmadığımı bilmiyorum ama bu klişeleri yeniden görmek benim hoşuma gitti.

Yazar hikayenin sonunda gerçeklerden kaçmak isteyenler için (yani bir kurgudaki gerçeklik sorgusunu burada yapmanın lüzumu yok, biz gerçekmiş gibi kabul edelim) hikayenin sonunda alternatif bir son olduğunu söylüyor; evet bir son var. Birkaç sayfa erken okumayı bırakırsanız cidden "mutlu son" mevcut ancak dediğim gibi, kötü bir başlangıcın iyi bir sona varmayacağı gerçeği okunmayan birkaç sayfa ile değişmiyor.

Sinir harbi yaşamamak için arada çocuk kitapları okuyayım demiştim, iyi oldu serideki diğer kitapları da okurum sırf kötü karakterlerden nefret etmek, içimden küfretmek ve kitap okumayı seven (birisinin okuma yazması henüz yok) üç kardeşin hikayesinin sonu nereye varacak diye merakımı gidermek için okurum.

Sinema ve Tv uyarlaması da yapılmış olan, 13 kitaptan oluşan serideki diğer kitaplar da bunlarmış:
  1. The Bad Beginning
  2. The Reptile Room
  3. The Wide Window
  4. The Miserable Mill
  5. The Austere Academy
  6. The Ersatz Elevator
  7. The Vile Village
  8. The Hostile Hospital
  9. The Carnivorous Carnival
  10. The Slippery Slope
  11. The Grim Grotto
  12. The Penultimate Peril
  13. The End
Bir başka çocuk kitabından önce bir başka kurgu dışı kitapta görüşmek üzere.

8 Eylül 2016 Perşembe

Mary Downing Hahn "Wait Till Helen Comes"

Blog birden çocuk kitaplarına, young adult kitaplarına odaklanmış gibi görünebilir ki bunda da bir sıkıntı yok, merak etmeyin, bundan sonraki yazı Hegel ve Marx'taki ihtiyaç kavramı üzerine Fraser'ın yazdığı bir kitabın yazısı olacak =) Bugün ya da yarın onu da ekleyeceğim. O zamana kadar hayaletler dünyasına kısa bir yolculuk....

Tam adı Mary Downing Hahn "Wait Till Helen Comes: A Ghost Story" olan kitap, 1989 yılında Young Reader's Choice Award'ı kazanmış ancak bazı aileler kitabın içerdiği bazı unsurlardan rahatsız olarak kitabın okul kütüphanelerinde bulundurulmamasını istemiş. Hayaletler, intihar, ölüm, ölüm üzerine düşünceler gibi kitaptaki bazı şeylerin çocuklar için uygun olmadığını belirtmişler. Bu bana baya gereksiz geldi zira aynı dönemde patlama yaşayan filmleri şöyle bi düşününce, Wait Till Helen Comes, dönemin sinemasında gösterilen filmlerin, o dönemde çıkan korku - gerilim kitaplarının yanında pek bir masum kalıyor. Tamam, bu çocuklar ya da genç-yetişkin okurlar için bir kitap ve onların bu içerikle karşılaşması istenmiyor olabilir ama gerrrrçekten çok masum geldi bana. Benim görüşüm bu.

Wail Till Helen Comes, Michael ve anlatıcı karakter olan Molly kardeşlerin annelerinin yeni evliliği ile Heather adlı yeni kardeşleriyle pek anlaşamamakta; üzerine bir de Heather'n çocukken yaşadığı bir travma yüzünden sürekli "alttan alınması gereken" ve "anlayışla karşılanması gereken" bir çocuk oluşu sebebiyle yaptığı her kötülüğün/huysuzluğun/yalanın faturası nedense Michael ve Molly kardeşlere kesilmekte. Böyle bir gerilimli üvey kardeşler arası ilişki düşünün. 

Hikaye ise ailenin Baltimore'dan uzaklaşıp, taşrada bir kiliseye taşınmasıyla hareketleniyor. Kilisi elbette artık kilise olarak kullanılmıyor ancak bu kilisenin arazisi dahilinde, neredeyse yüz yıldır kullanılmayan bir mezarlık var. Küçük çocuklar için daha korkutucu ne olabilir?

Ailenin yeni hayatlarında, burunlarının dibindeki mezarlık sebebiyle başlayan ve parça parça geçmişe dönük birkaç gizemin aydınlanması ve sonunda karakterlerden birine ait bir sırrın çözülmesi üzerinden hikaye ilerliyor.

Wait Till Helen Comes, yapayalnız hisseden küçük bi çocuk olmanın nasıl bir şey olduğunu da kitabın muhtemel hedef kitlesi için ve okuru olan benim için güzel anlatıyor. Hiç sevilmiyor olma ve hiçbir zaman sevilmeyecek olma korkusunun bir çocuk için nasıl bir gerilim kaynağı olabileceğine dertli efkarlı bir örnek bu kitap. Aynı zamanda çocukların nefret ya da sevgisinin nasıl kolayca şekillenebileceğini görebilirsiniz; bazen nefretin sevgiye ya da sevginin nefrete dönmesinin hızı ve kolaylığı ihtiyaç olabilir ya da takdir edilesi bir durum olabilir diye düşünüyorum.

3 Eylül 2016 Cumartesi

Tove Jansson "The Moomins And The Great Flood"

"How will we ever find the sunshine if we don't dare to go across?"
( Tove Jansson "The Moomins And The Great Flood")

Günübirlik zorunlu bir yolculuk ardından akşam eve döndüğümde oturduğum yerde uyuyakaldığım bir cuma günü ardından, yani bugün için "ne okusam" diye dolaşıp dururken The Moomins And The Great Flood'ı okumaya karar verdim. Bu kararı vermek için tüm enerjimi harcadım ve pek kısa olan bu hikayeyi biraz da enerji toplamak için okudum. Cidden başka bir şey okuyabilecek kafa kalmamıştı.....

Evet bu büyük önem arz eden "neden bu kitabı okuyorum" bilgilendirmesi ardından hayatımıza ve blog'daki yazıya devam edebiliriz.

The Moomins And The Great Flood, ilk kez 1945 yılında yayınlanmış, Finlandiya'lı Tove Jansson'un ilk olarak İsveççe kaleme aldığı bir kitabı. Bu kitap ardından da hikaye devam etmiş zira kitap The Moomins'in birinci kitabı olarak geçiyor. Diğerlerini henüz edinmedim ve okumadım. O yüzden bu satır burada sonlanıyor.

Hikaye,  Moominmamma ve Moomintroll'ün Moominpappa'yı bulmak için çıktıkları, karanlık bir ormanda başlayan yolculukları ve bu yolculuk sırasında yaşadıkları masalsı olaylar ve tanıştıkları karakterler üzerine. Moominmamma ve diğerleri kim diyecek olursanız; kendisi Moomintroll'ün annesi ve Moominpappa'nın karısı. Yani ailenin kaybolan babasını arıyorlar. 

Okurken aklıma birkaç masal kahramanı da geldi, hoşuma gitti. Kısacık bir kitap. Bir çocuğa bir şeyler anlatmak istiyorsanız ya da bir masalı özlediyseniz buyurun okuyun derim.

3 Ocak 2013 Perşembe

Hansel Und Gretel

Yılbaşı için İzmir'e, yani doğup büyüdüğüm yere gitmemle beraber, uzun bir aradan sonra yeniden odama girişimde genelde hep yaptığım gibi kitaplığı kurcalamaya başladım. Gözüme çarpanlardan bazılarını blog ya da twitter üzerinden sizinle paylaşmaya başladım bile.

Onlardan biri de bu kitap; Hansel Und Gretel. Anneme vakti zamanında dayısının Almanya'dan getirdiği bu kitapla (annemin benim aksime Almanca ile bir sorunu olmadığı için) benim ilk tanışma anım aklımın çıkması ile sonuçlanmıştı. O zamanlarda üç boyutlu olan başka bir kitap görmemiştim. Bir de bazı sayfalarda karakterler diğer sayfayı hareket ettirdiğinizde sağa sola doğru hareket edebiliyordu; o da ayrı bir güzellikti!

Çocukken akıllı bir yaratık olduğumdan annem bu kitabı parçalama riskim olmadığı için bana veriyordu ben de oyuncak gibi açıp açıp içindeki her kareye bakıyordum. Hikaye ise malum, her çocuğun bildiği bir hikayedir ama ben anneme ısrarla anlattırıyordum tekrar ve tekrar.

Bu vesile ile hem çocukluğumdan birşeylere hem de bu kitaba yer vermiş oldum blog'da. Sizin de çocukluğunuzdan aklınızda kalan böyle kitaplar varsa buyrun, bahsetmek elbette serbest.