8 Ocak 2018 Pazartesi

Aleksandr Dugin "İnsanlığın Ön Cephesi Avrasya"

Tek kutuplu dünya düzeni karşısına bir alternatif olarak, aslında alternatifin de ötesinde, ABD emperyalizminin çığrından çıkmış küresel istilası karşısına yerelin kendisini muhafazası adına bir çözüm olarak çıktığı belirtilen Avrasyacılık, ne olduğunu merak edenler için bu kitapta Avrasyacılık hareketinin en önemli isminin yazılarından ve söyleşilerinden oluşan bir derleme olarak sunulmuş.

Avrasyacılık, ele alınırken Atlantik karşısında, Atlantik'in saldırganlığına maruz kalma noktasında, Dugin'in ve doğal olarak bu hareketin de belirttiği üzere aslında Avrupa'nın da tıpkı Ortadoğu gibi aynı tehlikeyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Şu an dünyada bir Rusfobisi yaratmak için çaba sarf eden Avrupa ve ABD küresel medyası, Putin'in de destek verdiği Avrasyacılık hareketinin (Dugin, Putin'in danışmanlarından aynı zamanda, belirteyim) ABD'nin kendi kimliklerini yok ettiğini görmek yerine Rusfobisinin parçası olmayı seçmeyi kolay bulmuş olabilir tabi. Neyse. Oysa, Dugin'in anlatmaya çalıştığı, örneğin bir İngiltere'nin ya da İtalya'nın da tıpkı Türkiye gibi ya da Rusya gibi ya da İran gibi Atlantik karşısında aynı konumda olduğu.

Çok kutuplu yeni bir alternatif sunan Avrasyacılık, yerelin değerlerini küreselleşmenin emperyalist talancı politikasına karşı koruma amacı güderek ancak Avrasyacılıkla kendisini var edebilmeye devam edeceğini belirtiyor. Dugin, modernist bir anlayış olarak ele alabileceğimiz Avrasyacılık için içinde yaşadığımız durumun ise aslında postmodern bir dönem olduğunu, ancak bunun Avrasyacı hareket için bir fırsata çevrilebileceğini belirtiyor. Bunu şöyle düşünebiliriz; artık aşamaları görmek ya da beklemek gerekmiyor; bir dönüşüm için postmodern dönem bir gedik sunmaktadır ve Avrasyacılık, tek kutuplu düzenin egemenliğine postmodernizmin bu akışkanlığından faydalanarak, bunu kendisi için bir fırsata çevirerek - ve postmodernizmi modernizme yenik düşürmeyi amaçlıyor aslında, güzel gol olur - kendisini var etme şansı yüksek bir konumdadır diyor. 

Muhafazakarlıkla eş tutulan tüm yerel değerlerin, Atlantik'in, yani ABD emperyalizminin karşısında kendisini korumasının, ulusal değerlerin, milli değerlerin muhafaza edilmesinin Avrasyacılık'ın zaten bir amacı olduğunu belirten Dugin, çoklu merkezlerin bu değerlerin asla bir eritme noktasına getirmeyi hedeflemeyecek bir merkez rolü olacağının da altını çiziyor. Yani, kendisini hatırlaması gereken topraklara kendilerine gelmesini söylemenin, Amerika elinden özgürlük ya da demokrasi umma hatasına düşen insanları tutup sarsmanın mesajı da var bu noktada.

Atlantikçi evrenselcilik iddialarını tamamen reddeden Avrasyacılığın, bu yüzden kendisi hariç olana karşı kötü - yanlış - geri kalmış - barbar yaftası yapıştıran emperyalist bakışı içinde barındırmadığını özellikle belirtiyor. Bu yüzdendir ki Dugin, içinde Türkiye, İran gibi ülkelerin de olduğu yakın çevremiz ülkelerinin ABD/küresel işgal karşısında güçsüz kalmaması ve kendi değerleriyle, kendi tarihlerinden gelen değerleriyle varlıklarını tıpkı kendi ülkesi olan Rusya gibi istediği gibi, sürekliliğini garantileyen bir biçimde sürmesini istediğini de bu hareketin en önemli ismi olarak tekrar belirtiyor. Bu noktada elbette ülkelerin bağımsız çıkarlarından ziyade ortaklıklarının, örneğin Rusya - Suriye ilişkilerinde değindiği gibi, görmezden gelemeyiz ancak insanın toplumsal bir varlık olduğunu ve ülkelerin de etkileşimsiz topluluklar olmadığını hatırlamakta fayda var.

Dugin, ülkemiz de dahil olmak üzere Avrasyacılığı bir çözüm olarak sunduğu ve merkezi önem atfettiği ülkeleri oldukça güçlü ülkeler olarak ele alıyor; farkında olmamız gerekenin, ülkelerin farkında olması gerekenin, ulusların farkında olması gerekenin de bu olduğunu bu hareket kapsamında yeniden bir kez daha böyle görmekte fayda var. Ortak değerlerin, ulusal, milli değerlerin neden yaşamsal değerler olduğunu Avrasyacılık içinde de tekrar yorumlayan Dugin, tek-tipleşen dünyaya karşı elimizdeki gücün altını çizmek adına taviz verilmeyecek noktaları da belirtiyor.

Kitapta belki katılmayacağınız ifadeler de olacaktır, ancak haricinde yaşadığımız toprağın tarih boyunca önemli olduğunu günümüz şartları için de bir kez daha hatırlatacaktır. 

Oldukça güncel konulara da değinen yazılar var kitapta, öte yandan Avrasyacılığa dair teorik kısma da değiniyor Dugin.

Kısaca böyle. Avrasyacılık nedir, sorusuna cevap arayanlar için tavsiye.


Hiç yorum yok: