11 Aralık 2012 Salı

Neil Gaiman & Terry Pratchett "Kıyamet Gösterisi"

Bu kitap hakkında yazmak da okumak kadar eğlenceli olacaktır muhakkak, ancak o kadar kolay olabileceğini sanmıyorum çünkü çok sevdiğim kitaplar hakkında yazmakta zorlanıyorum bazen.

Neil Gaiman ve Terry Pratchett’in yazdığı Kıyamet Gösterisi (Good Omens), organik halüsinozisten muzdarip bünyeler için belki olabilecek en eğlenceli kitaplardan biri; olmayan şeyleri dünyada görmek mi dediniz; ala. Zira gözlerinizin önüne gerçek olduklarına inanmadığınız onlarca şeyi en gerçekçi halleriyle getirebilen bu kitabın sayfaları arasında fiziksel dünyanın sıkıcılığından kurtulmak serbest. İstediğiniz kitaplara düşkün bir meleği, gözlüksüz çıkmayan bir şeytanı, yanarak ilerleyebilen bir arabayı ya da adı Köpek olan köpeğin zihnindeki kötü tohumları istediğiniz gibi gözlerinizin önüne getirebilirsiniz.

Kıyamet Gösterisi’nin konusundan kısaca bahsedelim; notlarında ve satılarında saklı tüm eğlenceyi ve detaylardaki esprileri merak edenler için kitabın içinde saklı tutarak; şeytanın oğlu yeryüzüne gelmiştir; hastanede aynı gün doğan başka bir bebekle yeri değiştirilecektir (bunu da satanist rahibelerin yardımları ile yapacaklar!) ve “işaret” geldiğinde çocuğun tepkisine göre kıyamet kopmaya “başlayacaktır”. Ancak işler biraz ters gitmiştir; şimdi Aziraphale (bir melek ve yarı zamanlı kitap sahafı) ve Crowley (düşmekten çok gezine gezine aşağı inmiş bir melek) tüm olan biteni yola sokmak zorunda kalacaktır. Aşağıdakilerin ve yukarıdakilerin sinirlenmesini her ikisi de istememektedir. Ama bir şeyler yolundan çıkmıştır; kontrolden de çıktığı gibi.

Çünkü kıyamet Cadı Agnes Çatlak’ın Dakik ve Kat’i Kehanetleri adlı tek bir kopyası olan kitabında böyle belirtilmiştir.

Cadı avcıları, melekler, şeytanın dölü - deccal, tanrının sesi, cehennem dükleri, ölüm, savaş, kıtlık, kirlilik, cadı ordusundaki çavuş, Azize Berly Çenebaz Tarikatı’ndan satanist rahibeler, medyum, köy sakinleri derneği başkanı… Bunlar kitaptaki karakterlerden öne çıkanları.

Kitap da, karakterler de birbirinden eğlenceli. Özellikle Crowley; gözlerini saklamak adına sürekli güneş gözlüğü ile gezen, havalı, hız düşkünü bir Queen dinleyicisi. Aziraphale’de ise, kendime de pay çıkararak, gördüğüm kitap düşkünlüğü, ne de olsa bir sahaf ve içinde aslında biraz da olsa barınan, kendisini Crowley’e yakınlaştıran “şey”. Aslında, Crowley ile anlaşabilmelerinin sebebi de aslında her ikisinin de bir yerde “aynı” olması değil miydi zaten…

Sıradan olana, alışılmış olana ters olana yadırgayan bakışlar atıyorsanız bu kitabı okumanızı tavsiye etmem. Hayalin gücüne, var etme yeteneğine ve yarattıklarına inanıyorsanız da bu kitabı atlayıp geçmeyin derim. Oturup huzur içinde, siz özel gösterimle bir kıyamet sahnesinde eğlenmek istiyorsanız ve bu size makul geliyorsa (eğlenmenin yönteminin makul oluşundan bahsediyorum) o zaman doğru kitaba yaklaşıyorsunuz.

Kitaptan bir alıntı;

“İnsanları insan olarak yaratıp, sonra insan gibi davrandıkları için onlara kızmanın neresi bu kadar harika anlamıyorum.”

Bir alıntı daha;

“Örneğin, neden insanları meraklı yapıp, sonra görebilecekleri bir yere yasak meyve koyuyorsun ve yanına İŞTE YASAK MEYVE! diye yanıp sönen kocaman neon bir parmak koyuyorsun?”

“Ben neon hatırlamıyorum”

Kıyamet Gösterisi, Neil Gaiman & Terry Pratchett. İthaki Yayınları, 410 sayfa.

2 yorum:

cyrstalll dedi ki...

Sayfa 80'lerdeyim ancak kitabı sevemedim,bir şey anlamadım buraya kadar.Umarım son açılır..

Umut Babilon dedi ki...

Kitap en başta biraz karışık gelebilir, ama biraz ortalara doğru ilerledikçe tüm o karmaşık karakterler oturmaya başlıyor ve olay gerçekten bir film izlermişçesine akıp gitmeye başlıyor. Umarım beğenirsiniz. Bitirdiğinizde fikirlerinizi duymak isterim...