18 Nisan 2013 Perşembe

Ne Okuyacağınıza Karar Verirken, Ne Okuyacağınızı Ararken...


Çok ciddi bir başlık gibi oldu.

Ama ne zamandır aklımda bu tip bir şey yazmak.

Neleri okuyacağınız nasıl karar veriyorsunuz merak ediyorum.

Küçük yaşlarda, özellikle okumaya yeni başladığımda elbette benim ne okuyacağıma ailem karar veriyordu, genellikle çocuk kitaplarını alıyorlardı. Onun haricinde evdeki dünya klasikleri başta olmak üzere tüm kitaplar ilgimi çekiyordu. O zaman böyle internete gireyim de kitap listesi yapayım, gibi bir şansım olmadığı için kitap keşiflerim genelde aile kütüphanesinden ibaretti, ki evde de oldukça çok kitap olduğundan, uzunca bir süre oyalanmama ve okumama yetti. Şansıma anne ve babam sürekli okuyan (hala da okumakta olan) insanlar olduğundan, okumanın keyfini çok küçük yaşta kavradım. Sonrası da geldi; resmen tutku gibi. Özellikle ağırlığımın yarısı kadar Rus klasiklerine göz atmak, okumak benim için çocuk aklımla bile büyük bir zevkti.

Yaş ilerledikçe belirli bir tarza yöneldim, annem de benim okumayı seveceğimi düşündüğü yazaları alıp getirmeye başladı. Mesela Stephen King'le beni tanıştıran annemdir, hehe. Tabi o daha önce King okumadığından, bana alıp geldiği kitap (sanırım Gece Yarısı Dört Geçe ve Kara Kule idi) uzun süre kütüphanelerden korkmama yol açtı. Bu da böyle bir anıdır. (Sizin de var mı okuyup korktuğunuz böyle bir kitap ayrıca?)

Lisede, okuduğum dergilerdeki tanıtımlar, gazetlerin kitap eklerindeki kitaplar, haftasonu Alsancak'ta gezmekten bıkmadığım kitapçılar ve sahaflar sayesinde daha fazla kitaba ulaşabilmeye başladım. Tesadüfen alınan kitaplarla yeni yazarlarla tanıştım. 

Eskişehir'de üniversitede okurken, orada İnsancıl vardır, bilen bilir, sürekli evde canım sıkıldıkça gidip kitaplara baktığım bir kitabeviydi. İlk kez orada, indirimli raflarda görüp aldığım ve sevdiğim çok kitap ve yazar olmuştur. Bunların başında da Jo Nesbo ve Henning Mankell geliyor. 

Şimdilerde ise internet sayesinde neler olup bittiğini deli gibi takip edebilme şansım olduğundan, sahaf ya da kitapçı gezmeler yerini çoğunlukla sanal alışveriş sitelerinden kitap almaya bıraktı. Kitap bloglarından özellikle çok kitap listesi yapıyorum, sonra da sanal "sepetlere" bunları ekleyip bir sonraki sparişi bekliyorum.

Eskiden İstanbul'a gezmeye vs geldiğimde Taksim'deki sahaflarda gezmek daha zevkliydi ve fiyatlar daha ucuzdu sanırım; en son geçen hafta gittiğimde neden bilmiyorum hiç bir kitap almadan ve resmen homurdanarak çıktım. 

Tabi çocukken olduğu gibi hala ailemle kitap önerileri yapıyoruz karşılıklı, interneti bulunca bizimkileri unutmadım yani, hala okunacaklar listesine eklemeler yaparken onlardan duyduğum kitapları da ekliyorum ya da onların satın aldıklarını alıp okuyorum. 

Falan filan.

Sizde durum nedir?

Note: Image in that post is from http://bookshelfporn.com/post/46655791105

8 yorum:

ddp dedi ki...

ben lisenin başında kitap okumaya başladım...ilk göz ağrım bilimkurgudur:))
O zamandan beri genelde kitaplığımı hep okumak istediğim kitaplarla doldurdum hala da alıyorum:))hep almak istiyor insan kitap en kıymetli mal varlığım:)))
Canım ne okumak ne tarz okumak isterse ona göre seçiyorum açıkçası...su sıralar kitap okuyamıyordum...uzun zamandır okumak istediğim kürk mantolu madonna yı seçtim okuyorum mutluyum huzurluyum...kitap okuyamadıgımda bir eksiklik hissediyorum...
yani o an ki haleti ruhiyeme bağlı olarak değişiyor ne okudugum:)))

Umut Babilon dedi ki...

Ben de son yıllarda bilimkurguya ilgi duymaya başladım, eskiden çok nadir okurdum.
Aynen, kitap okumadığımda ben de bir eksiklik hissediyorum ve uzun zaman okuyamazsam o vicdan azabına dönüşüyor...

ddp dedi ki...

aynen bir vicdan azabı, bir iç sıkılması...
bloguma da uzun suredir yazamıyorum ama beklerim:))
Bloguma yazamamakta üzüyor:(((
http://kitapcoskusu.blogspot.com/

Umut Babilon dedi ki...

O yüzden sürekli el altında bir kitap olmalı diyorum =)) (Link için teşekkürler, bakıyorum...)

Settie dedi ki...

Ah o Stephen King! Hayvan Mezarlığı yüzünden peluş oyuncaklarından korkan bir çocuk olmuştum ben de bir süre.

Üniversitede bilim kurguya yönlendim ben, nasıl oldu hiç hatırlamıyorum. Hala daha eski dönemlerin önemli yazarlarını bitiremedim, artık hem onları tamamlamaya , hem de güncel BK yazarlarını takip etmeye çalışıyorum.

Umut Babilon dedi ki...

Demek ki belirli bir yaş altında Stephen King okumak bazı şeyleri doğuruyor =)
(Bu arada kitapardindan.blogspot sayesinde alınacaklar listeme kitaplar eklendi, bir kaç tanesini de satın aldım, konu açılmışken eline sağlık diyim çok güzel bir bloğun/bloğunuz var.)

sibel dedi ki...

birebir aynı diyebilirim okuma serüvenlerimiz. önce, ilk ve ortaokuldan itibaren aile kitaplığı, (hatta ilk okuduğum kitaplardan biri "BABA" dır :)

sonrasında ise büyük bir zevkle rus klasikleri, türk edebiyatından klasikler....

eskiden kitabevlerinden tek tek bakıp, önsözlerini, kapaklarını okuyup karar verirken, son 6 yıldır ise kitap sitelerinde yapılan yorumlara bakıp kendi zevkim doğrultusunda internetden sipariş veriyorum

Umut Babilon dedi ki...

Kitap alışveriş sitelerini gerçekten yararlı buluyorum; haricinde fiyat konusunda da en uygunu bulma şansını sunuyor.
Okuma gidişatımız gerçekten benziyor yalnız =)