2 Ekim 2015 Cuma

Ivan Turgenyev "İlk Aşk"

"İnsanın kendini kurban etmesi mutluluğun doruğudur; en azından kimileri için".
İlk Aşk

Blog eski yazı düzenine kavuşuyor gibi mi ne? Bugün ve yarın bu yazı haricinde iki yazı daha eklemeyi planlıyorum da. Koşturmaca içindeyim, planlar planlar üzerine eklendiğinden bakarsız eklenemeyebilir, ama inancım tam. Çünkü bir şekilde zaman yaratılabiliyor; bugünün yazısı, hafta içinde ders çalışmaya biraz mola vermek için isyan bayrağı çeken beynim sayesinde oldu. Buradan kendisine ve tüm sinir sistemime teşekkür ediyorum.

Perşembe günü kütüphaneye ders çalışmak için gitmiştim ama çalışmam gereken konuya odaklanamadığım için çalışamadım. Odaklanamama sebebim de baya baya "ben roman okumak istiyorum"du. Ben de ne zamandır aklımda olan, Gogol, Dostoyevski, Tolstoy ve Gorki'nin okumadığım kitaplarını da okuma planımı uygulamaya koydum. Evde okuma yazmayı Rus klasiklerinin büyük yardımıyla öğrenmiş biri olarak Turgenyev'in (ve diğer Rus romancıların) şu yaşıma kadar okumadığım kitaplarının hala kalmış olmasını kendim için bir utanç meselesi de yaptığımdan, sorumluluğum haline getirdiğim bu "okunmamış Rus klasikleri" konusuna resmi olarak girişim böyle oldu.  Tabi kitap bölünmesin, derse kadar olan 2 saat içinde bitirebileyim diye ince de bir kitap seçemem gerekiyordu; o yüzden Turgenyev'in İlk Aşk adlı kitabını seçtim. Bunun yanında açgözlü gibi hafta sonu okurum diye dört kitap daha aldım ödünç. Şu an masada kütüphaneden aldığım dokuz kitap bana bakıyor ve blog'da yazılarıyla yer almak için adeta yarışıyorlar =)

Kitaba dönersek.
İvan Sergeyeviç Turgenyev,  1818 - 1883 tarihleri arasında yaşamış, Rus edebiyatı denilince aklıma gelen ilk isimlerden biri. Anlatım yolunda  gerçekçilik yöntemini kullandığı belirtilen Turgenyev'i okurken siz de zaten bunu fark edebilirsiniz.

İlk Aşk adlı romanı ise, ilk bir kaç sayfası hariç, ilk aşklarını anlatan bir kaç arkadaşın bir akşamki buluşmalarında, romanın baş kahramanı Vladimir Petroviç'in ilk aşkını kaleme alıp arkadaşlarına aktardığı bölümden oluşuyor.

Sürekli gergin, ilgisiz bir anne ve oldukça farklı, çocuğu ya da ailesiyle ilişkisi fazlasıyla mesafeli ve hayranı olduğu babası ile birlikte yaşayan Vladimir'in hayatı  bir yaz, evlerinin yakınlarındaki bir başka eve taşınan, ekonomik darboğaz içindeki prenses ve kızı ile değişir. On altı yaşındaki Vladimir'den beş yaş büyük olan Zinaida, annesinin maddi sıkıntılarının da etkisiyle iyi bir evlilik amacıyla, ancak bir yandan da sebebini roman ilerledikçe göreceğimiz bir hırs ve yer yer vicdansızlıkla çevresindeki erkekleri sürekli olarak kukla gibi oynatır.

Vladimir'in komşu evdeki genç kıza olan duyguları gittikçe şiddetlenirken, aynı kendisi gibi, farklı yaşlarda da olsa genç kız için rezil rüsva olmaya dahi razı gelen, etrafında fır döndükçe ve genç kız tarafından aşağılandıkça ona daha da yaklaşan erkeklerin de duyguları aynı oranda artar.

Sakin hayatında bir yaşam belirtisi olarak Zinaida'nın belirmesi, babası ile olan mesafeli ilişkilerindeki bilinmezlikler, annesinin dışa yansımaması mümkün olmayan hayata karşı kırgınlığı içinde Vladimir kendisini adeta tüm renklerin içinde olduğu bir çiçek tarlasında bulur. İşin garip yanı ise Zinaida'nın kişiliğindedir. Zinaida'nın renkleri, cezbedici olduğu kadar katledicidir de.

Kişinin kendisini ailesi için feda etmesi, zorlukların üstesinden maddi olarak gelebilmek için annesi için feda etmesi - sevmediği de olsa kendisine uygun erkekler içinden birini eş olarak seçebilecek gözle bakması ve etrafında dönen bu erkekleri adeta kuklaya çevirerek ilgilerini kendinde sabitlemesi, sevdiği kadın için bir çok erkekle birlikte gurur ya da onur dinlemeden aşağılanmaya, yerin dibine sokulmaya razı gelmesi, üniversiteye hazırlanarak ailesinin beklentilerini karşılaması, sevdiği kadından sevdiği bir başka insan için vazgeçmesi, sevdiği insan için hayatını mahvetmesi ve ölmesi... İlk Aşk'ta bireyin kendini kurban etmesinin bir çok farklı yönü yer alıyor.

Beklenmeyen sonu ile romanı okuyanların da göreceği üzere "bir aşk çokgeni" içinde ilerleyen İlk Aşk, son sayfalarında en baştan beri Zinaida'nın iniş çıkışlar, bazen tutarsızlıklar içindeki davranışlarının asıl sebebini okur için bir süre sonra tahmin edilebilir kılsa bile, yine de süpriz ile kapatıyor.

Kısa bir kitap, okumaya başlayın, bir saat sonra siz de Zinaida'nın Vladimir'in hayatında, ilk kez aşık olan bir genç için nasıl bir deprem yarattığını düşünüyor olursunuz.

Hiç yorum yok: