19 Mayıs 2013 Pazar

Şahane Hatalar "Cumartesi"


Şahane Hatalar’ı ik çıktığı zamandan beri biliyorum ancak hiç bir kitabını okumamıştım. O yüzden postadan “Cumartesi” çıkınca, inceden merak ederek okumaya başladım.

Bilmeyenler için özetlemek gerekirse, kitap içindeki farklı bölümlerin sonlarında hikayenin gidişatına dair size iki seçenek sunuluyor ve seçiminize göre farklı sayfalara atlayarak hikayenizi bir yerde kendiniz oluşturuyorsunuz.

Cumartesi’nde ise, adı üzerinde, bir cumartesi gecesi dışarı çıkmaya hazırlanırken buluyorsunuz kendinizi ve hikayeniz başlıyor.

Ben farklı seçimler yaparak bir kaç farklı hikaye okumuş oldum ama her birinde de gece çabuk ve birbirinden kötü şekilde bitti. Kötü derken, bahtsız anlamında diyorum.

Nihayetinde elinizde su akar gibi akan bir kitap zira hareket sürekli ve bölümlerin ortalama uzunluğu iki sayfa. Okurken beklentileriniz ne doğrultuda olacak orası aslında size kalmış ama beklenildiği üzere yorumlarımı da yapmak istiyorum.

Bir kere bu kitabı okurken çok abartılı beklentiler içine girmeyen; bir oyun gibi daha çok. Kendinizi bir oyunun parçası olarak görmek ve seçimlerinizin sizi nereye sürükleyeceğini görmek istiyorsanız, okumaktan zevk alacaksınız.

Arkadaşımla bu tip kurguya sahip, okuyucunun dizginleri herhangi bir hikayenin anlatıcısıyla özdeşleştiği bir kurguya oranla daha fazla elinde tutabildiği bu tip bir kurgunun ihtiyaç olarak, ya da daha doğrusu “doğuşu” üzerine kısa bir konuşma yaptık. Benim görüşüm, okuyucu, ister istemez okuduğu kitapta, hele ki birinci tekil şahısla yapılan anlatımlar içinde kendisini ister istemez karakterle bir tutuyor ve hikaye kendi başından geçmiş gibi okumaya devam ediyor. Onunla hissediyor, onunla yaşıyor bir yerde. Tabi bu illa birinci tekil şahıslı anlatımlarda ya da sadece o tip anlatımdaki anlatıcı ile sınırlı değil, kitapta illa ki kendisine yakın bulduğu bir karakter oluyor ve onu kendisi gibi görerek okuyor – bence. Işte bunun da inceden bir ihtiyaç olup olmadığını düşünürken yazarlar bu kitabı, bu kurguyu oluşturmaya karar vermiş olabilir. Ve insanların kendi seçim haklarını kitap okumak gibi çoğu insanın “angarya” gördüğü bir durum içinde yaşatabilecekleri fark ettiklerinde de sanırım “Şahane Hatalar” serisinin ilk satırları taslaklarına yansımıştır, diye düşünüyorum.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

kitapta kız mı erkek mi olduğumu anlamadım yardm edebilirmisiniz

Umut Babilon dedi ki...

Aynı şey ilk bölümde bende de oldu, tekrar okuyunca anladım aslında; ilk anda banyoda, dışarıdaki kişi ile konuşan kişi iseniz erkeksiniz; banyo kapısının dışında bekleyen kişi iseniz kadınsınız. Ben kadını seçerek ilerlediğim için erkeğin başına neler geldi bilmiyorum ama kadın olan karakter bir erkekle aynı partide karşılaşabilmek için gece dışarı çıkan kişi.